Rojhat Bebeğin Ölümünde İhmal İddiası

Midyat'ta hastanede ölen 7 aylık Rojhat Özaslan’ın ailesi,bebeklerinin ölümü konusunda hastanenin ihmali olduğunu belirterek suç duyurusunda bulundu.

Rojhat Bebeğin Ölümünde İhmal İddiası

Midyat'ta hastanede ölen 7 aylık Rojhat Özaslan’ın ailesi,bebeklerinin ölümü konusunda hastanenin ihmali olduğunu belirterek suç duyurusunda bulundu.

Rojhat Bebeğin Ölümünde İhmal İddiası
21 Mayıs 2014 - 16:23

Midyat’ta Cumartesi günü ailesi tarafından Midyat Devlet Hastanesine getirilen ve hastanede ölen 7 aylık Rojhat Özaslan’ın ailesi,bebeklerinin ölümü  hastanenin ihmali olduğunu belirterek suç duyurusunda bulundu.

 

15 Mayıs tarihinde çocuk doktoruna muayene edilen Rojhat bebeğin, Cumartesi gecesi 4 kez hastanenin acil servisine başvurulmasına rağmen ilgisizlikten dolayı hayatını kaybettiği iddia edildi. Sağlık bakanlığına ve cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda buluna Rojhat ın ailesi sorumluların adalet önünde hesap vermesini istedi.

 

Bebeklerinin hiç bir şeyinin olmadığı öne sürülerek taburcu edildiği, eve götürülüp tekrar hastaneye getirildiği, ardından tekrar taburcu edilmek istenirken hastanede hayatını kaybettiği ailesi tarafından ifade edildi.  Rojhat bebğin ailesi kendilerine bebeklerinin ölüm nedeninin bile söylenmediğini, ilaç reçetesi verilerek bebğin taburcu edildiğini, ölünce de cenazesinin ellerine veridliğini iddia ettiler.

 

‘Soğuk Almış Bir Şeyi Yok’

 

Hayatını kaybeden Rojhat’n babası, Bilal Özaslan (25) yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Cuma günü öksürük şikâyeti ile hastaneye başvurduk. Çocuk doktoru Mehmet Doğan bebeğimizi muayene etti. Göğsünde sıkışma var, öksürüyor diye başvurduk. Doktor sadece kalbini dinledi şurup yazıp ‘soğuk almış, bir şeyi yok’ diyerek muayene etti. İlaçlarını aldık eve geldik. Akşam yine rahatsızlandı bu sefer acil servise götürdük. Erkan Yerlikaya nöbetçi doktoru şikâyeti budur, hastaneye Cuma gönü götürdük soğuk algınlığı var dediler. Doktor bakmadan bize sadece, ‘ateşini ölçtürün ve eve götürün’ diyerek gönderdi. Bende bu çocuğa bir şey olursa sorumlusu sensin’ tamam dedi ‘sorumlusu benim dedi’. Ateşini ölçtürdüm 37,5 dereceye geldiğini söyledim. Öyle söyleyince çocuğun üzerine durduğumuz anladı,  hemşirelere gidin söne söyleyin biraz buhar versin rahatlasın. Hemşireye götürdük yarım saat kadar buhar verdiler. Tamam diyerek bir şeyi yok, eve gidin denildi. Saat 09.00 sıralarında çocuk rahatsızlığı artı ve sürekli ağlıyordu. Saat 10.00 civarlarında yine hastaneye getirdik, beyin tomografisi çekin, midesine bir bakın dedik. İlaç yazdı, hemşireler bunu uygulasınlar, gaz varsa rahatlar zaten, hemşireler bu ilaç hastanede yok, gidip eczaneden alıp gelin dediler. İlacı eczaneden alıp geri geldik, doktor bu ilacız siz uygulayacaksınız, arık eve götürün bizi tekrar gönderdiler. Eve geldik ilacı uyguladık, gece saat 24 olmuştu, çocuk sürekli ağlıyordu. Daha sonra babam hastaneye çocuğu götürdü.”

 

‘Hiç İlgilenmediler’

 

Rojhat’ın Dedesi Abdulhalim Özaslan, ise, bebeği tekrar acile servisine götürerek bakmalarını istediğini yineleyerek şöyle konuştu. “Ben dedim neden bakmıyorsun, dört seferdir hastaneye getiriyoruz. Bu çocuğa ne olduğunun bir belirtisi yok mu? Doktorları çağırdım geldi, tekrar oksijeni burnuna verdiler. Kan aldılar, ben çocuk doktorunu çağırın dedim. Sonra kalp şeridi bağladılar. Bakıyorum yani kalbi çok vuruyor. İstirahattadır dediler, telefon ederek çocuk doktorunu çağırdılar. Sonra doktor damar aramaya başladı. Baktım çocuğun ağlaması durdu. Bilgisayarda da görünüyordu kalbi de durdu. O sırada bizi koridora çıkardılar. Dedi biz kalp masajı yapacağız. Daha önce de ben dedim bizi Mardin’e veya başka bir yere sevk edin,  gönderin. Bu çocuk durmuyor bellidir, gidicidir. O esnada kalbi durdu. Çocuk doktoru da oradaydı. Nöbetçi doktor da oradaydı. Aynı gün hastaneye dört sefer gittik. Şikâyetimiz çocuğun kalbi hızlı atıyordu ve hep ağlıyordu. Hastane de sorumlu kimse biz hepsinden şikâyetçiyiz. Hiç ilgilenmediler. Zaten ilgilenseler bizi dört sefer eve geri göndermezlerdi. Ya yatırırdı, ya serum takarlardı ve ya bir yere sevk ederlerdi. Her götürmemizde bir şeyi yok denerek geri gönderildik. En sonunda çocuk taburcu edilirken ellerinde öldü. Ben fazla anlamadığım halde çocuğun ağır olduğunu biliyordum. Onlar bizi eve gönderiyor bir şeyi yok diye. En son reçete yazdı çıkınca bu ilaçları alın dedi. Çocuk elinde ölüyor. Bu kadar sorumsuzluk olmaz.”şeklinde konuştu.

 

Bizim canımız, yandı başkasının canı yanmasın diyerek sorumluların adalet önünde hesap vermesini istediklerini belirttiler.

 

Gözü yaşlı bebeğin annesi Canan Özaslan’da, her hastaneye götürüşümüzde, bir şeyi yok denilerek bizi eve gönderiyorlardı. Diyerek tepkisini dile getirdi. 

İddiaları sorduğumuz Midyat Devlet Hastanesi başhekimi operatör doktor Bilal Arıkan, konuyu idari olarak soruşturduklarını söyledi.

Bu haber 5311 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • idareci
    5 yıl önce
    bence idareninde ciddi hatası vardır yeni gelen doktoru deneyimsiz birini tek başına nöbet yazmak doğrudur tartışılır kimin suçu varsa ortaya çıksın cinayettir bu ? İnsan hayatı o kadar basit olmamalı