Reklam
Reklam
Süleyman Tunç

Süleyman Tunç

Yazıyor
tuncslymn@gmail.com

Keşke Seni Hakkıyla Anlayabilsek Ya Resulallah

24 Nisan 2014 - 10:54 - Güncelleme: 23 Mart 2017 - 16:52

 Hamd âlemlerin sahibi yüce Allah(cc)'a olsun. Salât ve selam Hz. Muhammed (s.a.v)'in üzerine,

selam ehli beytine, ashabına ve kıyamete kadar onun yolunda giden müminlerin üzerine olsun. Amin...

İlk insanlar  olan Hz. Adem (as) ve Havva annemizin aflarına vesile oldun efendim.

Sen ki;Hz. İbrahim(a.s) ve Hz. İsmail(a.s)'in duası,Hz. Musa(a.s) ve Hz. İsa (a.s)'nın müjdesi Ahmet'sin.Hz. İsa (a.s) 'dan sonra, sen dünyaya şeref vermeden önce uzun bir süre peygamberlik görevi kimseye verilmedi
 

.Bu dönemde kutsal kitaplar olan Tevrat'ı Yahudiler, İncil 'i ise Hıristiyanlar tahrif ederek kendi zevklerine göre kitaplar ve dinler ortaya çıkardılar. Allah(cc) 'a isyan had safhaya ulaşmıştı. Hz. İsa(a.s)'in yolundan gidenler de,isyankar ve zalimler tarafından her türlü işkence,zulüm ve hakarete maruz bırakılıyordu.Bu isyankârlık, zuhur ettiğin Arabistan'da da had safhaya ulaşmıştı.

   

Öyle ki;güçlü olanın zayıfı ezip köleleştirdiği,kız çocuklarının utanma sebebi sayılıp diri diri toprağa gömüldüğü,zina-kumar-içki gibi en fena hasletlerin açıkça yapıldığı,insanlık onurunun ayaklar altına alındığı,kadınların bir mal olarak alınıp satıldığı bir toplum ortaya çıkmıştı.

 

İşte sen böyle bir dönem de şeref verdin aleme, senin veladetinle bir çok mucize ortaya çıktı,İran kisrasının sarayının sütunları yıkılmıştı,çok öteden beri sürekli yanmakta olan Mecusilerin ateşleri sönmüştü ve meşhur Sava gölü kurumuştu.Bu cahilliye başta Arabistan olmak üzere dünyanın her tarafında hüküm sürüyordu.İnsanlar arasında güven kalmamış,en ufak bir anlaşmazlıktan, yüzlerce kişinin ölümüne sebep olan savaşlar ve kan davaları ortaya çıkıyordu.Güçsüz ve müstazaf insanların malları, güçlüler ve zenginler tarafından gasp ediliyordu.Bunlara engel olmak için peygamberliğinden önce "Hulful fudul "adında bir birliğin içinde yer almıştın.Çünkü sen rahmet peygamberiydin ve haksızlıklara karşı sessiz kalmak bir peygamberin ahlakı değildi.Sen düşmanlarının bile itimat ettiği,herkes tarafından kabul edilen El Emin  lakabına mazhar olmuştun.Ve sen efendim! Yetim olarak şeref verdin aleme.Yetim olmanın da bir hikmeti vardı elbette. Peygamberliğine her türlü iftirayı reva gören müşriklerin bu sözleri babası öğretiyor deme cüretini de gösterirlerdi.

 

Rahmet ve şefkatinle hayat verdin, Arabistan nezdinde tüm aleme.Süt annenin diyarına bereket getirdin. Senin kalbini yararak melekler kötülüğü yüreğinden söküp atmışlardı.Ve sen efendim (sav) ömrün boyunca artık sadece hakkı ve iyiliği tebliğ ettin ümmetine.Şöyle diyordun "Lailaheillallah" deyin kurtulun.Bu çağrına kulak verenler iki cihanda saadete kavuştu.Ve kıyamete kadar "Lailaheillallah "diyenler kurtuluşa ereceklerdir.Senin bu çağrına ilk başta kavmin ve amcan karşı çıkıp seni çok üzdüler.Ama sen davandan vazgeçmedin,her türlü dünyevi isteklerle geldiler sana.Tek cevabın şu oldu:"Güneş'i sağ elime,Ay' ı da sol elime verseniz yine de,davamdan vaz geçmem" demiştin.Dar ettiler sana ve arkadaşlarına Mekke'yi;hüzün yılları yaşattılar sana,Taif'lilere davanı ulaştırmak istedin ama onlar bunun kıymetini bilmeyip çocuklara taşlattılar o mübarek bedenini.Sana gelen dağlar meleği şöyle demişti: "Ey Allah'ın Resulü istersen şu iki dağı, bunu sana reva görenlerin üstüne yıkıvereyim "demişti.Sen ise:Hayır! Onlar bilmiyorlar, bilselerdi böyle yapmazlardı.Belki onların soyundan iyi insanlar çıkar deyip bir şefkat örneği göstermiştin.Artık Mekke dar geliyordu sana ve ashabına.

Öyle ki; Bu işkencelerden bunalan ve dayanamayan müminler sana gelip:Allah(cc)ın yardımı ne zaman demiştiler. Senin mübarek yüzün asılmış ve çok üzülmüştün, bu söz karşısında.

Ve şöyle demiştin; Allah'a yemin ederim ki sizden önce öyle kimseler vardı ki;demir taraklarla derileri yüzülüyordu ve ateş hendeklerine atılıyorlardı yinede davalarından dönmüyorlardı.Şüphesiz Allahın yardımı çok yakındır.
 

  Bunun üzerine önce Habeşistan'a gönderdin dostlarını.Orda da haykırdılar İslam davasını Ve büyük emir geldi...Hicret..Mücadeleniz Nurlu şehirde devam edecekti.Medine kucak açtı sizlere ensarıyla, ilk işin cami yapmak oldu,muhacir ve ensarı kardeş ilan ettin.İki düşman kabileyi barıştırdın.Durmak bilmeden İslam davasını tebliğ ettin insanlara .Yahudiler kıskançlıklarından sana tabi olmadılar.Güya peygamber onlardan zuhur edecekti.Bununla övünüp Arapları tehdit ediyorlardı.Ama sürekli ihanet eden bir kavim olan Yahudiler yine kinlerini Firavun varı bir şekilde ortaya koyup senin en azılı düşmanların oldular.Ama senin hamin ve koruyucun her şeye gücü yeten Allah(cc)'tı.Sen sadece O'na güveniyordun.En katı yürekliler bile teslim oldular.Seni öldürmeye gelen Hattab oğlu Ömer (r.a) Kur'an ı kerim ayetlerini duyunca yumuşamıştı ve iman etmişti.


Müslümanların sayısı günbegün artıyordu.Artık vakit cihad vakti idi.Bedir savaşı, imtihan savaşı Münafıkların ortaya çıktığı savaş,imanları tescil etme savaşı.Yine Rabbin senin duana karşılık verdi.Hani savaş başlamadan şöyle dua etmiştin:"Ya Rab! Eğer şu bir avuç inanan topluluğu helak edersen artık yeryüzünde sana kulluk edecek kimse kalmaz" demiştin.Ve Allah(cc) üç bin melekle sizlere yardım etmişti.Rahmet yağmuru göndererek üstünüzdeki rehaveti temizlemişti.Ve zafer inananların oldu.İslam nuru hızlı bir şekilde yayılmaya başladı.Müşrikler intikam savaşına hemen hazırlandılar.Ve çabuk geldi Uhud ..Ey Uhud! Hamza’yı aldın, Musabı aldın ve daha nice bahadırları aldın.Bir anlık zafer ve ganimet aldanması unutturdu çok önemli emri..Okçular yerini terk edince Halid bin Velid in tuzağına düştünüz.Yetmiş sahabe şehid oldu Mübarek dişlerin kırıldı.Sana çok benzeyen Hz.Musab şehid olunca,senin şehid olduğunu sanan Müslümanlar kahrolmuştu,savaşacak mecalleri kalmamıştı.Bu durumda iken bir nida yükseliyordu Uhud meydanında "Ey Müslümanlar, Resülullah’ın olmadığı bir dünyada biz ne yapacağız,biz de onun yolunda savaşmaya devam edip şehit olalım".


ALLAHÜ EKBER!!Bu nasıl bir sevgi efendim,seni canlarından aziz bilip yolunda ölmek.Ne takdire şayan bir fedakarlık.İşte seni böyle sevmişti ashabın.Biz ahir zaman ümmetin de seni görmeden sevdik ve iman ettik efendim.Bizlerden kardeşlerim diye bahsederdin.O zaman ashabın imrenmişti bizlere.Bizlerde seni bir kerecik görebilseydik.Bizde ashabına imreniyoruz.Uhud tan sonra çok hüzünlenmiştin, başta en büyük destekçin amcan Hz. Hamza (r.a)ya ve diğer şehit ashabına.Büyük bir imtihan dan geçti Müslümanlar,hem peygamber ve muhteşem bir komutan olduğunu, emrini dinlemeyerek hezimete uğrayan Müslümanların durumu açıkça gösterdi.Sen her davranışınla örnek oldun ümmetine.Seni sensiz sevmek çok daha güzel ve zor efendim.


Rahat bırakmadılar yine müşrik ve işbirlikçileri,Medine'ye saldıracaklardı.Selman ı Farisi'nin önerisiyle Hendek kazdınız Medine'nin etrafına.Çok zahmetler çektiniz sen  ve ashabın.Rabbinin yardımı yine gecikmedi.Bir sabah kalkınca düşmanın yerinde yeller esiyordu.Allah(cc)bir çöl fırtınasıyla onları sürükleyip kaçırtmıştı.Ve en çetin savaş Huneyn ,Müslümanların Allah(cc) 'ın  ve senin hakkında bile şüpheye düşmelerine sebep olan savaş.Hani savaşın en çetin anında,yüreklerin patlayacak duruma geldiği anda,Müslümanların ümidini kesip kaçmaları seni çok üzmüştü,bir avuç sahabe koruyordu seni.İmtihanınız çok ağırdı.İslam ın hakim olması için verilecek bedel çok büyüktü.Yine pes etmediniz.Ve Allah(cc) yine rahmet kapılarını açtı rahmet peygamberine ve ashabına.Ve zafer yine sizin oldu.


Ah Efendim! Keşke bizde orda olsaydık seni korumak için,bizde imtihanımızı o zaman verseydik.Zira bu ahir zamanda bizim imtihanımız daha zor Efendim!O zamankinden çok daha düşmanımız var.Özgürlük ve kurtuluş önderi olan sana ve şeriatına çok açık saldırılar yapılıyor.Kutlu veladetinin kutlanmasına hazımsızlıklar had safhada. Müslüman’ız diyenler en azılı düşmanın kesiliyorlar. Peygamber Sevdalıları,senin şeriatını Uhud ve Huneyn de  seni koruyan ashabın gibi korumaya talip oldular efendim. Senin mücadelen Hayber, Mute ve Tebük’le devam etti.İslam nuru tüm Arabistan’a yayılmıştı.İnsanlar bölük bölük gelip Müslüman oluyorlardı.


Sen tebliğ ve mücadeleni  23 seneye sığdırıp, Rabbinin "Sizin dininizi kemale erdirdim ve din olarak İslamı seçtim. "buyruğuna mazhar oldun. Ayrılık vakti gelmişti artık. Ahirete bırakmadın, senin üstünde hakkı olanlarla hesaplaştın,sırtını açıp vurmasını istedin, üstünde hakkım var bana vurmuştun diyene.İzin almıştı senden ölüm meleği,Rabbin seni yanına bekliyor,ne dersin ey Allah'ın Resulü! Cevap vermiştin; Eninde sonunda varmayacak mıyım yanına diye. Evet demişti Azrail(a.s) O zaman görevini yap, bir an önce varmak istiyorum Rabbimin yanına.Ve ruhunu teslim edip refiki alaya göçtün .


Yetim bıraktın ümmetini.Biz senden sonra sahip çıkamadık emanetine.Kin ve nifak tohumlarını ekenler ümmetine çok acılar yaşattı.Kardeş kardeşe düşman oldu.Senin Veda hutbendeki mesajlarını çok çabuk unuttuk yada anlayamadık Efendim.Hani demiştin ya: Müslüman’a, Müslüman kardeşinin kanı haramdır,faizi,kan davasını kaldırdım,Arabın Arab olmayana,Acemin de Arab olana hiçbir üstünlüğü yoktur ,üstünlük ancak takva iledir,size iki şey bırakıyorum ona sarıldıkça yolunuzu şaşırmazsınız.Bunlar Kur-an ı  Kerim ve sünnetimdir. Bu söylediklerimi burada olanlar burada olmayanlara anlatsın, belki  duyanlar daha iyi anlar.Biz duyduk ama işimize geleni anladık nefsimize zor geleni duymazlıktan geldik.Seni inkar eden önderlerin peşine takıldık.Senin kadınlara verdiğin değer ve hakları adeta gasp ettik.Cahiliye devrine geri döndük.Ancak bu toplumdan öyle varislerin ortaya çıktı ki;senin yoluna baş koymuşlar,işkence ve zulüm sadece imanlarını artırıyor.Büyük bir aşkla  haykırıyorlar meydanlarda senin sünnetini,hiçbir engel tanımıyorlar.Kör olup onları görmeyen Müslüman kardeşlerinin vurdumduymazlıklarına rağmen.Çünkü bunlar "Peygamber Sevdalıları " dır.

     Ah! Efendim! Keşke seni hakkıyla anlayabilsek, ümmetine olan düşkünlüğünü kavrayıp sana layık bir ümmet olabilsek...

 

Bu yazı 5214 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum